8 Ekim 2011 Cumartesi
Yüce Amerikan Adaleti
Resim başlığa tezat mı oluşturuyor, destekliyor mu ona karar veremedim. Aslında bir filmden bahsedeceğim. 2011 yapımı. Suikast. Yönetmen Robert Redford. Son zamanlarda Amerikan filmi seyredeceksem 2 kere düşünüyorum. Nedenlerini burada uzatmayacağım. Beni tanıdıkça zaten anlarsınız. Bu film çok farklı çıktı. Kuzey güney savaşı sonrasında Lincoln suikastini anlatıyor. Daha çok öldürülmesinden sonraki yargı sürecini. Suikaste karışmış olan oğlunu korumak adına sessiz kalmayı tercih eden bir annenin yargılanma süreciydi bu. Nedense askeri mahkemede yargılandı. Kuzey yakasından; yargıç bir general, ordu genel sekreteri savcı ve karşılarında yine kuzey ordusunda savaştan yeni dönmüş savunma avukatı teğmen. Uzun uzun filmi anlatmayacağım. Bence izleyin. Çok güzel bir film. Bu işin iyi olduğun kanıtlamak için Oscar alması gerekiyorsa alır. Bu benim fikrimdi. Gerçekte ne olur? Avatar' a ne olduysa aynısı olur. Kıytırık bir dalda ödül alır ve tartışmalara açık bir şekilde uzar gider. Niye? Çünkü Amerikan adaleti yanılmaz, onların askerleri, polisleri, sporcuları kaybetmez ve tarafsızdır. Aramızdaki benzerliklere bayılıyorum!
Bu benim ilk yazım oldu. Ne zamandır böyle bir niyetim vardı. Ne kadar devam ettirebilirim, ilgili olacağım zamanla göreceğim. Şu aralar sanal platformlara ilgim biraz arttı. Belli bir konum olmayacak. O anda canım neye dokunmak istiyorsa onu yazacağım. Konuşurken hep pozitifimdir. Sanırım yazarken sivri dilimin sınırlarını tespit etmeye çalışacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
